Bu hafta perşembe seminerimizde M.Erkam KOCAKAYA ”ÖMER BİN ABDÜLAZİZ DÖNEMİ VE TOPLUMSAL POLİTİKALARI-2” konulu sunumunda :
”Refah, yüzlerce kişiden oluşan ekiplerin, büyük organize işlerin ve uzunca bir sürecin getirisi değil, aksine ilmin ve irfanın sorumluluk sahibi bir liderin şahsiyeti, siyaseti ve idaresi haline gelmesi ile tüm politika ve araçların doğru kullanımından meydana gelir.
Ömer b. Abdülaziz’in şahsiyeti ve halifeliğini inşa eden ilim ve imanın hayat pratiğine baktığımızda, homo economisin aradığı refaha homo islamicus ( İslam’ın insanı) ile ulaşıldığı görülmektedir. Bu noktada,
bir toplumun etkin %10 unun pasif %90 ı da inşa ederek refahı %100 e yayabildiği tespit edilmektedir.
Özellikle sorumluluk ve istişareye dayanan iyi yönetim, etkin zekat ve sadaka sistemleri ile gelir dağılımında kendiliğinden bir adil oranlı dağıtımı hayata geçiriyor.
Bir sonraki yıl zekat verebilecek duruma gelen zekat alan bir kimse, ekonomide bağımlı bir unsurken, üretken bir yapıya kavuşuyor. Velhasıl,
Günümüzün temel sorunları üzerine, öğrenmek için çıktığınız ilim yolunu öncelikle kendi hayatınıza yol eyleyip bildiklerinizin sorumluluğunu kendinizde yaşayarak elde edilen müspet sonuçları gelecek nesillere de aktarmak en muteber yol olsa gerek.
Zira güzel insanlar yetiştirmek, en güzel insan vasıflarını kişiliğe, yaşam tarzına ve idari yönetim anlayışına işlemiş bir insanın çabasıyla olabilmektedir. Ömer B. Abdülaziz de görme imkanı bulduğumuz bu gerçek, İslam’ın devletini kurmak için İslam’ın insanını yetiştirmek gerektiğidir.
Bu noktada bir homo islamicus liderliği, binlerce homo economicusun sermayesine, idaresine ve öğretisine üstün gelmektedir. Bununla birlikte
Refah, İslam’ ın insanının etkin %10 olması durumunda tüm toplumsal zemine sirayet edecek ve adil paylaşılabilinecek bir iktisadi zenginliktir…”dedi.
M.Erkam Kocakaya hocamıza ve programa katılan tüm misafirlerimize teşriflerinden dolayı teşekkür ederiz.










